Pazartesi, 21 Eylül 2026

Lenfomada doğru tanı, doğru tedavinin temeli – Sağlık Haberleri

3 dk okuma 0 yorum

İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Hematoloji Uzmanı Uzm. Dr. Özlem Candan, lenfomanın tek bir hastalık olmadığını, B veya T hücreli olmasına ve alt tiplerine göre farklı biyolojik özellikler taşıyan çok sayıda alt tipten oluştuğunu belirtti. Doğru tanının tedavinin temelini oluşturduğunu vurgulayan Candan, hastaların bazı durumlarda yalnızca düzenli takip, bazıları ise kemoterapi, hedefe yönelik ilaçlar veya hücresel tedavilerle tedavi edildiğini açıkladı. Boyun, koltuk altı veya vücudun diğer bölgelerinde fark edilen lenf bezi büyümelerinin çoğu zaman enfeksiyonlardan kaynaklandığını, ancak birkaç hafta içinde gerilemeyen, büyüyen lenf bezlerine ateş, gece terlemesi veya istemsiz kilo kaybı eşlik ediyorsa hekime başvurulması gerektiğini söyledi; bu belirtilerin tek başına lenfoma anlamına gelmediğini de işaret etti.

Tanı koymak için kan tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri önemli bilgiler sağlasa da, çoğu zaman kesin tanı için doku incelemesine ihtiyaç duyulduğunu belirten Candan, uygun şekilde gerçekleştirilen biyopsinin hastalığın varlığını ve alt tipini belirleyerek tedavi planını şekillendirdiğini ifade etti. PET/BT görüntülemelerinde görülen tutumların her zaman kanser göstermediğini, enfeksiyon ve inflamasyonun benzer görüntülere yol açabileceğini gündeme getirdi; sonuçların hastanın öyküsü, muayenesi, kan tetkikleri ve gerektiğinde biyopsi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Lenfoma tedavisinde kemoterapinin hâlâ önemli olduğunu söyleyen Candan, günümüzde monoklonal antikorlar, hedefe yönelik ilaçlar, bispesifik antikorlar ve CAR‑T gibi hücresel tedavilerin de kullanılabildiğini belirtti. CAR‑T tedavisinde hastanın kendi T hücrelerinin laboratuvar ortamında kanser hücresindeki belirli bir hedefi tanıyacak şekilde yeniden programlandığını ve çoğaltılıp geri verildiğini anlattı. Her lenfoma tanısının hemen tedavi başlatılacağı anlamına gelmediğini, bazı türlerin yıllarca yavaş seyredebildiğini ve “bekle‑gör” yaklaşımının uygulanabileceğini, bu yaklaşımın hastayı tedavisi olmadan bırakmak demek olmadığını, düzenli muayene ve tetkikle yakından takip edildiğini söyledi. Candan, tedavinin hedefinin sadece hastalığı kontrol etmek olmadığını, kalp sağlığı, doğurganlık ve uzun dönem etkileri, sosyal ve psikolojik yaşamı da göz önünde bulundurmanın önemini vurguladı. Hastaların endişelerini hematoloji hekimleriyle paylaşarak güvene dayalı iletişim içinde olmalarını çağırdı.

Mine Ulubatli

Mine Ulubatli, Anlık 24 Haber haber merkezinde görev yapan deneyimli bir gazeteci. Ekonomi, teknoloji ve yerel gündem başlıklarında içerik üretiyor; doğrulanmış bilgiyi hızlı biçimde aktarmayı ilke ediniyor. Arşivinde 1129 haber bulunuyor.

Mine Ulubatli yazarının 1367 haberi →

Yorum Yap