Yeni eğitim yılı öncesi çocukların sağlığı için altın değerinde öneriler – Sağlık Haberleri
Yeni eğitim öğretim yılına hazırlanırken, ailelerin dikkat etmesi gereken alanlar sadece kırtasiye ve kıyafet alışverişi değildir. Çocukların sağlıklı bir döneme başlaması için önceden sağlık kontrolleri, aşı takibi, beslenme düzeni ve psikolojik hazırlık da göz önünde bulundurulmalı.
Kıyafet seçiminde Prof. Dr. Yakup Çağ, pamuklu, doğal ve terletmeyen malzemelerin tercih edilmesini, yeni alınan kıyafetlerin üretim sürecinde maruz kaldığı kimyasallardan arındırılması için yıkanmasını önerir. Ayakkabılar rahat, hafif ve kaymaz tabanlı olmalı; çantalar hafif, ergonomik ve iki omuzda taşınabilen modellerden seçilmeli, çünkü ağır çantalar omurga sorunlarına yol açabilir. Kırtasiye ürünlerinde üretici bilgileri ve güvenlik belgeleri kontrol edilmeli, ağır metal ve toksik madde içerebilecek ürünlerden kaçınılmalı.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Feyza Ustabaş Kahraman, büyüme ve gelişim takibine önem verir; boy, kilo, bilişsel, davranışsal, dil ve motor gelişim, işitme ve görme kontrolü yapılmalı. Halsizlik, solukluk veya gelişimde duraksama varsa kan tetkikleri önerilir. Aşı kartları mutlaka kontrol edilmeli; 4 yaşta kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve karma aşılarının hatırlatma dozları, 1 Eylül 2026’da su çiçeği aşısı hatırlatma dozunun da eklenmesi planlanmaktadır. Geciken aşılar tamamlanabilir, kreşe başlayan çocuklar için influenza aşısı da değerlendirilmeli.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Asya Naz Al, protein açısından zengin besinlerin günlük diyette yer alması gerektiğini, meyve ve sebzelerin günde bir‑iki porsiyon tüketilmesinin önemli olduğunu vurgular. Kahvaltıda yüksek karbonhidratlı ve yağlı seçeneklerin yerine yumurta, peynir ve tam tahıllı ekmek tercih edilmeli; sabah meyve suyunun kan şekerini hızlı yükseltebileceği uyarılır. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Zeynep Zorlu ise uyum sürecinin sadece fiziksel değil, sosyal ve akademik bağlamda da gerçekleştiğini belirterek, ilk ayı uyum süresi olarak değerlendirir. Ebeveynlerin çocuklarını dinleyip duygularını anlaması uyumu hızlandırırken, aşırı kaygılı tutumların süreci uzattığına dikkat çeker.

