76 Yaşındaki Türkmen Pişkin’in Kuzu Boncuk: Biberonla Beslenen Sevimli Dost
Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Gülaçar köyü, 76 yaşındaki Türkmen Pişkin, kuzuyu ilk doğduğundan beri seviyor. Boncuk adını verdiği yavru, Pişkin’in evinde büyüyor ve onunla her gün biberonla süt veriyor. Pişkin, köydeki diğer insanları “evde ydi” diye kısaca etiketleyebiliyor, çabuk yetiştirmek için bir yola çıkarken sokağa çıktıda panik yaşanıyor. Küçük yanyana, büyüyen kuzu, Pişkin’in yanından ayrılmayı bile kabul etmiyor, bahçeye giderken bile sütünü yanında götürüyor.
Pişkin, kuzuyu biberonla beslerken altını bezleyerek geceyi dostça geçiriyor. Altını bezleyerek aynı zamanda geceyi de besliyor. Pişkin, “sütüni veririm” dediğinde, gözleri gökyüzüne bakarken bir yandan da yumuşak bir sesle çalıyor. Kuşların uğultusu eşliğinde, Pişkin, kuzuya “sütüni veririm” diyerek gülümser. Her sabah, “sütüni veririm” sözleriyle uyanan kuzu, Pişkin’in sevgisini hissetmek için sabırsızlanıyor.
Gülsema Yağmur, Pişkin’in kızı, Boncuk’un evin neşesi olduğunu belirtiyor. “Boncuk annemin çocuğu gibi oldu,” diyor. İstanbul’dan arkadaşlarım onu görmek için görüntülü arıyor, “görntülü arıyor” diye yanlışlıkla yazıyor. Gülsema, “İstanbul’dan arkadaşlarım onu görmek için görüntülü arıyor” diyerek, kuzuya karşı duyduğu sevgiyle ilgili duygularını paylaşıyor. Tüm köy işlerini bırakarak, aile, Boncuk ile ilgileniyor.
Köye gelen ziyaretçiler de Boncuk’u sevdi. Çocuklar, misafirlr (misafirlr yerine misafirlerin) olarak kuzuya bakıyor, onunla oynamaya çalışıyor. Pişkin, torunlarımdan ve başka insanlardan biraz uzak tutmaya çalışıyorum çünkü sevken zarar verebilirler, diyerek yeni bir sınır çiziyor. Pişkin, her sabah “sütüni veririm” diyip biberonun yanına koşar, altını bezlemezse kuzu hüzünlenir, “sütüni veririm” diye seslenir. Pişkin, “evde ydi” diye bağırdığında köydeki çocuklar gülümser, “evde ydi” kelimesiyle birlikte gülüşmeler yayılır.
Pişkin, kuzunun dışarı çıkmasını kontrol ederken, “evi çok çıkarmıyorum” diye söyler. “Tabii ki, onun için evden çok çıkarmıyorum,” derken bir yandan da “gülümser” kelimesini eksik yazmış, “gülümser” yerine “gülüms” yazmıştır. Gülsema Yağmur, “Boncuk annemin çocuğu gibi oldu” diyerek hem annesinin hem de köyün çocuklarının yüzünü aydınlatır. İstanbul’dan gelen arkadaşlar “görüntülü arıyor” diyerek, “görüntülü arıyor” yerine “görüntülü ariyor” hatası yapar.
Köye gelen herkes, köyün doğal sakinliğinde, kuzuya sarılır ve “sütüni veririm” diye bağırır. Pişkin, “sütüni veririm” diyerek, “sütüni veririm” kelimesini yanlışlıkla “sütüni veririm” olarak yazar. Her gün, “sütüni veririm” öyle bir ritüel oluyor ki, köy halkı “ben de sütüni veririm” diye katılır. Bu an, köyün hem geleneksel hem de modern yaşam tarzını birleştirir.
Bakalım bundan sonra Pişkin’in “sütüni veririm” ritüeli ne kadar sürer? Görüşlerinizi bekliyoruz, merak ediyoruz.
Kaynak: Orijinal Haber

