İnsan vücudu iki dönemde hızla yaşlanıyor olabilir: Yeni araştırma hormonlara işaret ediyor
San Diego’da yürütülen bir araştırma, insan vücudunun farklı organlarının farklı “yaşlanma takvimlerine” sahip olabileceğini ortaya koydu. 21 ila 70 yaş arasındaki 970 kişiden elde edilen 25 binden fazla ölüm sonrası doku örneği, 40 farklı doku tipinde mikroskobik yapısal değişimler için bilgisayar tabanlı bir sistemle analiz edildi. Sonuçlar, 14 doku tipinde 9’unda iki aşamalı yaşlanma modeli buldu; bu dokularda özellikle 30’lu ve 50’li yaşlarda yapısal değişimin hızlandığı belirlendi. Sindirim sistemi organları (yemek borusu, mide, kalın ve ince bağırsak) ile erkeklerde prostat ve testis de aynı iki kritik dönemi gösterdi.
Ardından, damarların 30’lu yaşlarda en hızlı yapısal değişime uğradığı ve bu dönemde plak oluşumunun arttığı tespit edildi; bu damarların atherosclerozla daha fazla ilişkili olduğu rapor edildi. Kadın üreme sisteminde ise rahim ve vajina değişimlerinin 50’li yaşların başı ve ortalarında yoğunlaştığı, yumurtalıkların ise 35–40 ve 55–60 yaş aralıklarında iki ayrı hızlanma dönemi gösterdiği bulunmuş. Bu iki dönemli yapı, gen ifadesi ve DNA metilasyonu gibi diğer biyolojik ölçümlerde gözlenmedi; araştırmacılar, bulguların özellikle doku yapısındaki değişimlere dayandığını vurguladı.
Araştırmacı Sanju Sinha, inceledikleri dokuların yarısından fazlasının yumurtalıkların yapısal yaşlanma modelini takip ettiğini belirterek, yumurtalıkları bütün vücut yaşlanması için bir “tempo belirleyici” olarak nitelendirdi. Hormonların, üreme sisteminin ötesinde vücudun çok farklı bölgelerini etkileyen sinyal molekülleri olabileceğine dikkat çekti. Özellikle gastrointestinal dokularda hormon sinyal kapasitesinde düşüş gözlendi. Yaşlanmanın hızlandığı dönemlerde iltihaplanmanın artması, enerji üretiminin azalması, hücre çoğalmasının düşmesi ve kalite kontrol mekanizmalarının bozulması gibi ortak özellikler rapor edildi. Çalışma, ölüm sonrası doku örneklerinin kullanılması nedeniyle ölüm şekli ve öncesi sağlık durumunun doku görünümünü etkileyebileceğini de belirtti. Bu bulgular, Nature Aging dergisinde yayımlandı.

