Salı, 08 Eylül 2026

Çinli Markaların Türkiye’deki sancılı yolculuğu!..

Mine Ulubatli 2 dk okuma 0 yorum

Türkiye’de Çinli markaların satışları 2026’nın ilk sekiz ayında 564 241 adede düşerken, pazar payı 5,99 % olmuştur. Otomotiv Sanayicileri Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, yerli otomobillerin Çinliyle rekabet edemediğini ve tüketicilerin fiyat‑donanım kriterleriyle Çinli modelleri tercih ettiğini belirterek Ankara’ya “Ya yatırım ya yaptırım” mesajları göndermiştir. Bu tutum çerçevesinde, konvansiyonel ve klasik hibrit araçlara %25, plug‑in hibritlere %30, elektrikli araçlara ise %30 ek vergi getirildi; ayrıca araç başına minimum 6 bin, 7 bin ve 8 500 dolarlık ek mali yükümlülükler uygulanmıştır. Bu düzenlemeler Çinli otomobillerin rekabetçi fiyatla satılmasını zorlaştırmış, pazar payının Ağustos ayında %4,31’e gerilemesine yol açmıştır.

Bu zorlu ortamda ayakta kalan grup Chery ve bağlı markaları OMODA, JAECOO’yu 2026’nın ilk sekiz ayında toplam 24 942 araç satışı ile öne çıkmıştır; Chery 16 056, OMODA & JAECOO 8 886 adet üretmiştir. BYD 6 878, MG 1 940 ve Hongqi 17 adet satmıştır. Ağustos ayında Chery 1 361, OMODA & JAECOO 960, BYD 46, MG 280 ve Hongqi 2 adet satışıyla toplam 2 649 araç satışına ulaşmış; bu rakam Çinli markaların toplam satışının yaklaşık %88’ini oluşturmuştur.

Chery’nin başarısında üç güçlü SUV (TIGGO 7, TIGGO 8, OMODA 5) ve JAECOO 7 modeli ile birlikte 2023’te yeniden girişinde Türk ekip Ahu Turan’ın öncülüğünde geliştirilen yerel strateji büyük rol oynamıştır. Türk bayii ağı, satış‑sonrası hizmet ve müşteri ilişkileri üzerine kurulan bu yaklaşım, Çinli markaların sadece fiyatla değil, marka oluşumu ve yerel uyumla da rekabet edebilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Mine Ulubatli
Mine Ulubatli

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap