Arkadaşlar bakın ne haber geldi… Amerikan Journal of Psychiatry dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, zayıflama ve şeker hastalığı tedavisinde kullanılan bir ilacın alkol bağımlılığı üzerindeki etkisini ortaya koydu. Diyabet ve obezite ilacı olarak bilinen semaglutid etken maddeli ilaçlar, alkol kullanım bozukluğu bulunan yetişkinlerde ağır alkol tüketimini ciddi oranda azaltmış. İşte detaylar…
Hemen söyleyeyim, bu iş şaka değil. ABD’de yapılan klinik araştırmada, orta ila şiddetli düzeyde alkol kullanım bozukluğuna sahip 50 yetişkin katılmış. Katılımcıların hepsi alkol tüketimini azaltmak yada bırakmak istiyormuş. Rastgele iki gruba ayrılmışlar, bir kısmına semaglutid verilmiş, diğerlerine ise plasebo yani etkisiz hap verilmiş. Sekiz hafta boyunca günlük olarak ilaç almışlar. İlginç olan şu ki, ilaç kullanan grupta ağır alkol alınan gün sayısı belirgin şekilde düşmüş.
Neyse, devam edelim… Bu semaglutid denen ilaç aslında son dönemlerin en popüler zayıflama ilacı. GLP-1 reseptör agonistleri grubunda yer alıyor, FDA tarafından kilo verme ve tip 2 diyabet için onaylı. Ama giderek artan kanıtlar, bu ilaçların alkol tüketiminide etkilediğini gösteriyor. Yani sadece iştahı kesmiyor, alkol arzusunuda bastırıyor gibi görünüyor.
Şimdi asıl önemli rakamlara gelelim. Çalışmanın başında katılımcılar günde ortalama 6 kadeh içki tükettiklerini, haftada yaklaşık 5 gün ağır alkol aldıklarını bildirmiş. Neredeyse tamamı Dünya Sağlık Örgütüne göre yüksek veya çok yüksek riskli alkol tüketimi kategorisindeymiş. Tedavi süreci sonunda semaglutid grubundakilerin yüzde 81’i riskli alkol tüketimi seviyesini en az bir kategori düşürmüş. Plasebo grubunda ise bu oran yüzde 54’te kalmış. Aradaki fark büyük, inanır mısınız?
Peki ilaç ne kadar etkili olmuş? Ağızdan alınan semaglutid, plasebo ile karşılaştırıldığında laboratuvar ortamında ölçülen alkol arzusunu veya günlük içki sayısını çok fazla düşürmemiş. Ama asıl fark, ağır alkol alınan gün sayısında ortaya çıkmış. İlacı kullananların tedavinin son dört haftasında çok daha az sayıda ağır alkol tüketilen gün geçirdiği tespit edilmiş. Ayrıca alkol aldıkları günlerde daha az içki içtiklerini, günlük alkol arzularında ve alkolün yol açtığı olumsuz sonuçlarda daha fazla azalma olduğunu bildirmişler.
Birde ilginç bir detay var, çalışma öncesinde kenevir kullandığını bildiren 11 kişilik küçük bir alt grupta, semaglutid kullanımı kenevir kullanılan gün sayısının azalmasıylada ilişkilendirilmiş. Araştırmacılar bu bulgunun keşifsel nitelikte olduğunu vurguluyor ama yinede kafa açıcı bir sonuç. Yani ilaç sadece alkolde değil, başka maddeler üzerindede etkili olabilir mi acaba?
Colorado Üniversitesi Anschutz Tıp Fakültesi Psikiyatri Profesörü Dr. Joseph Schacht, araştırmayla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunmuş. “Bu çalışma, ağızdan alınan semaglutidin, alkolü tamamen bırakmaya çalışmayan kişilerde dahi ağır ve zararlı alkol kullanımını azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor” demiş. Yani tamamen bırakmadan bile zararı azaltmak mümkün. “Bu özellikle mevcut ilaçlardan fayda görmemiş ki
şiler için alkol kullanım bozukluğunda yeni bir tedavi seçeneğini temsil edebilir, alkolle bağlantılı sağlık sorunlarını ve sosyal zararları azaltabilir. Daha da önemlisi, ağır alkol kullanımını azaltmak bile hastalar ve aileleri için anlamlı iyileşmelere yol açabilir.”
Peki bu çalışma ne anlama geliyor? Şöyle düşünün… Bir insanın tamamen bırakmasına gerek kalmadan, içtiği miktarı düşürmesi bile hayatını değiştirebiliyor. Hele ki mevcut tedavilerden sonuç alamamış insanlar için bu yeni bir kapı aralıyor. Araştırmacılar, daha geniş kapsamlı klinik çalışmaların yapılması gerektiğini ve semaglutid ile diğer GLP-1RA grubu ilaçların alkol kullanım bozukluklarının tedavisinde yaygın kullanım potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Yani bu daha başlangıç, önümüzdeki dönemde çok daha fazla veri göreceğiz.
Birde şu var, çalışmanın başlangıcında katılımcıların neredeyse tamamı Dünya Sağlık Örgütüne göre yüksek veya çok yüksek riskli alkol tüketimi kategorisindeydi. Tedavi sonunda semaglutid grubundakilerin yüzde 81’i risk seviyesini en az bir kategori düşürmüş. Plasebo grubunda ise bu oran yüzde 54’te kalmış. Bu oranlar gerçekten umut verici.
Araştırmanın finansmanını ABD Ulusal Alkol Suistimali ve Alkolizm Enstitüsü, Ulusal İleri Çevrimsel Bilimler Merkezi, Hewit Family Foundation ve ismini açıklamayan bir aile bağışçısı üstlenmiş. Yani işin içinde ciddi kurumlar var, boş bir iddia değil. Çalışma ayrıca American Journal of Psychiatry dergisinde yayımlanmış. Bu dergi Amerikan Psikiyatri Birliğinin yayını. 1844 yılında kurulan APA, ABD’deki en eski tıp derneği ve 40 bin 400’den fazla doktor üyesiyle dünyanın en büyük psikiyatri birliği. Yani bilim dünyasının saygın bir yerinde karşımıza çıkıyor.
İşte böyle arkadaşlar… Kim derdi ki zayıflama ilacı alkol bağımlılığına da çare olacak? Ama görünen o ki tıp dünyası her geçen gün yeni kapılar aralıyor. Daha geniş çalışmalar yapıldıkça bu ilacın etkisi daha net ortaya çıkacak. Bakalım önümüzdeki yıllarda bağımlılık tedavisinde yeni bir sayfa mı açılacak? Gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz…
Kaynak: Orijinal Haber