Kastamonu’nun Merkez ilçesine bağlı Üyücek köyünde bir asırlık ömür… Hem de nasıl bir asır. Atiye Kurtoğlu tam 100 yaşına girdi. Köyün muhtarı Atıf Kapuci bu güzel günü unutmak istemedi ve kolları sıvadı. Organizasyonu yaptı, aileyi topladı, davulu zurnayı ayarladı. Neyse, köyde bayram havası vardı. İnanır mısınız, bir köyün en yaşlı çınarı için tam bir şenlik düzenlendi.
Muhtar Kapuci’nin isteğiyle Atiye nine’nin çocukları, torunları ve torunlarının çocukları bir araya geldi. Yani dört nesil bir arada. Kimi İstanbul’dan gelmişti, kimi Ankara’dan. Hepsini bir araya getiren şey ise o yüz yıllık çınarın sevgisiydi. Davul, zurna eşliğinde kutlanan doğum gününde Atiye nine için kocaman bir yaş pastası kesildi. Yüzüncü yaş pastasının mumlarını üfleyen Atiye Kurtoğlu büyük sevinç yaşadı.
Şimdi gelelim o güzel detaya. Atiye nine 15 yaşındayken evlenmiş Hüseyin Kurtoğlu ile. Ve 85 yıldır birlikteler. Düşünün, 85 yıl… Bu sürede koskoca bir ömür geçmiş. Çocuklar büyümüş, torunlar gelmiş, torunların çocukları bile olmuş. Bu kutlama aslında sadece bir doğum günü değildi, aynı zamanda bir ömürün kutlamasıydı.
Üyücek köyü muhtarı Atıf Kapuci, köyün en yaşlı kadınının doğumgününü unutmak istemediklerini belirterek, “Atiye annemiz bugün itibarıyla yüz yaşında. Köyümüzün en yaşlısı şu anda. Kendisiyle gurur duyuyoruz. Allah nice uzun ömürler versin. Köyümde herkesin doğum gününü kutlama şansım olmuyor ama yüz yaşına gelenlerinkini kutlayayım, onların hayır dualarını alayım diye düşündüm. Kendisi de sevdiğimiz bir annemizdir. Allah uzun ömürler versin. Beni kendisi çok sever, ben de onu severim. Devamlı geldiğim zaman halini hatırını sorarım. Kendisi ve ailesi bizim için çok değerlidir” dedi. Yani muhtar bu işi gönülden yapmış. Sadece bir kutlama değil, bir vefa örneği.
Atiye Kurtoğlu’nun 53 yaşındaki torunu Burhan Kurtoğlu ise duygularını şöyle anlattı: “Babaannem bugün yüz yaşına girdi. Torunları, oğlu, eşi ve sevenleri hepimiz burada toplandık. Mutluluğu birlikte yaşadık. Babaannem şimdi yürüyemiyor, kulakları da duymuyor. Ama gençliğinde, benim çocukluğumda Kastamonu’da ‘fişek gibi’ derlerdi, gerçekten fişek gibiydi. Bir asır yaşamak herkese nasip olacak bir şey değil. İnşallah Allah hayırlı ömür versin. Sağlıkları iyi, kendi ihtiyaçlarını görebiliyorlar. Bunun mutluluğunu yaşamak lazım” diye konuştu.
Bir asır… Yani 100 yıl. Kaç savaş görülmüş, kaç deprem atlatılmış, kaç yaz kaç kış yaşanmış. Atiye nine tüm bunları görmüş geçirmiş. Şimdi belki yürüyemiyor, belki duymuyor ama gözlerindeki ışık, yüzündeki gülümseme her şeyi anlatıyor. O pastanın mumlarını üflediğinde sanki yüz yıllık bir dilek tuttu. Bakalım o dilek neydi?
Sağlığı yerinde, kendi ihtiyaçlarını görebiliyor olması en büyük mutluluk kaynağı ailesi için. Dört kuşak bir arada, davul zurna çalıyor, halaylar çekiliyor. Köyün en yaşlısına böyle bir kutlama yapılması herkese örnek olsun. Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber
Kutlama güzel ama biraz geç başladı; erken başlatın bence.