Terörsüz Türkiye Yükseliyor: Meclis 467 Oyla Yüksek İrade Gösterdi
Ömer Çelik, 467 oyla “terörsüz Türkiye” hedefiyle 11.08.2026 15:06’da AK Parti Genel Merkez binasında basın toplantısı yaptı. Basında, PKK‑KCK terör örgütünün silah bırakması için yasal zemini oluşturduğundan bahsetti. Sözleri, Meclis’in tarihsel bir karar verdiğini, iç cepheyi güçlendirme çağrısının ardından Cumhurbaşkanı ve Bahçeli’nin iradelerinin net bir stratejiye dönüştüğünü vurguladı. Burada, “terörsüz Türkiye” sözcüğüyle coşkulu bir hava hakim, ama kimse oyunu yavaşlatmıyor.
Meclis, 467 yüksek kabul oyuyla yasa tasarısını onayladı. 467, sayısal olarak da büyük bir çarpışma, siyasal olarak da devrim niteliğinde bir adım. Ömer Çelik, “467 oyunun siyasal anlamı büyük” diyerek, milletvekillerinin geniş bir kesim temsil ettiğini belirtti. Her bir milletvekilinin kendi bölgesinden gelen duyguları yansıttığını, bu yüzden yasanın meşru ve demokratik olduğunu söyledi. Ama işin içinde bir de “kıymetli” bir düşman var, kimlerin konuşmalarını dinlemek gerekiyor, öyle değil mi?
Cumhurbaşkanının iç cepheyi güçlendirme çağrısı ve Bahçeli’nin tarihî çağrısı, yasal çerçeveye dönüştü. Ömer Çelik, “daha sonrasında Cumhurbaşkanımızın bu vizyonu devlet politikasına dönüştürmesi” sözleriyle, bu görüşün uzun süren terörle mücadele çerçevesinde bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Vizyon, bir yandan “terörsüz bölge” hedefini, diğer yandan “silah bırakma” sürecini birleştiriyor. Dönüşüm sürecinde, çok anlamlı bir yol haritası ortaya çıktı, ama kim bilir, bir gün daha mı beklemek zorundayız?
Meclis’in kurduğu komisyon, haftalar süren çalışmalarla tüm toplum kesimlerinin katılımını sağladı. Komisyonun yayınladığı rapor, terörün ortadan kalkması için ilkeleri, prensipleri ve yol haritasını ayrıntılı bir şekilde ortaya koydu. Ömer Çelik, “Yol haritasını ortaya koyan çok anlamlı bir çerçeve oluşturuldu” diyerek, halkın güvenini kazandığını söyledi. Yüzlerce vatandaş, bu raporu okurken, “temiz bir gelecek” için umutla bekleyip, aynı zamanda kaygılarını da dile getirdi. Ama işin sonunda, bu raporun tümüyle uygulanması mümkün mü?
Yapıcı eleştiriler de sürece katıldı. Ömer Çelik, “Yapıcı eleştiri yöneltenlerin sözleri kıymetli” diyerek, siyasi tartışmaların bir sanat olduğunu vurguladı. Eleştirilerin yasal çerçeveye uygun olduğunu belirtti, çünkü yasa zaten var, ama nasıl yürütüleceği konusunda farklı görüşler mevcut. “Siyaset, birçok fikrin çatışmasıyla ortak noktalar bulma sanatı” diyerek, bu görüşlerin birleştirici gücünü öne çıkardı. Ama yine de, bu süreçteki aksaklıklar ve yavaşlamalar, halkın güvenini sarsıyor mu?
Bakalım bundan sonra Meclis’in yol haritası ne kadar hızlı ilerler, vatandaşlar ne zaman tam anlamıyla terörsüz bir Türkiye’nin keyfini çıkarır?
Kaynak: Orijinal Haber

