Salı, 08 Eylül 2026

Karot Test Laboratuvarında Çürük Binaların Gizli Sırrı Çığara Çıkıyor

Sinan Kaleli 3 dk okuma 0 yorum

İzmir Ekonomi Üniversitesi laboratuvarında, NTV ekibi Merih AK ve kameraman Burak Uygun, karot örneğine dört noktalı basnç uyguladı. Bu basnç, taşıma kapasitesi, çatlağı yükü ve eğilimi belirlemek için kullanılıyor. Aynı anda ekip, yıkılan binalardan alınan numune ile betonun kalitesini kontrol etmeye başladı. Sokağa çıktıda, sokak halkı bu süreci izlemek için birikirken, laboratuvarın ışıltılı ekipmanları göçten bir ışık gibi parladı.

Karot örneği üzerine dört noktalı basınç uygulandıktan sonra, ekip demir testine geçiyor, demirin dayanıklılıgı ölçülüyor. Bu test, yapıların hasar göreceği noktaları belirlemek için kritik. Ayrıca, betonun dayanıklılıgı test edilerek, C35 betonu kullanan projelerin gerçek kalitesini ortaya çıkartıyor. Burak Uygun, kameralarla bu anı kaptara yakalarken, sesiyle “savaş alanı gibi” diyerek şaşkınlıklarını paylaşıyor.

Prof. Gökhan Kılıç, çalışmaların en çok sahtekarlığı ortaya çıkardığını söyledi. ‘Projeye uygun C35 betonu kullandığını iddia eden firmalar, yıkılmadan önce veya yıkıldıktan sonra alınan numune ile test edildiğinde projeye uygun olmadığını görüyoruz,’ dedi. Sokağa çıktıda, halk bu süreci izleyip sorular soruyordu; “Ne kadar süre içinde betonun gerçek gücü ortaya çıkıyor?” diye merak ediyordu. NTV ekibi sahada kalıp, beton örneğini laboratuvara götürürken, kameralarla anın tüm detayları kaydedildi.

Laboratuvarın içindeki ışıklar, karot örneğin üzerine dört nokta basınç uygulayarak taşıma kapasitesini ölçerken, Merih AK kamerayı sabahın ilk ışıklarıyla birlikte çekti. “Dört nokta bası…” denildiğinde, ekip hem hastane hem de şehirdeki kentsel yapıların güvenliğini araştırıyor. Burak Uygun, “Bu test, gerçekten de yıkılan binaların ne kadar kalitesiz olduğunu gösteriyor” diyerek, kamerayla kaydını yaptı.

Prof. Kılıç, “C35 betonu kullanan projeler, yıkılmadan önce veya sonra alınan numune ile test edildiğinde, çoğu zaman projeye uygun olmadığını görüyoruz. Bu, mahkemelerde delil olarak kullanılıyor” dedi. Şehrin dört bir yanındaki sokaklar, bu gerçekliği duyar duymaz karanlık bir sarsıntı içinde boyun eğdi.

Daha önceki İzmir depreminde, 80 km uzaklıkta Bayraklı’da dokuz binanın yıkılması, zeminle yapı etkileşiminin gözardı edilmesinin ne kadar tehlikeli olduğunu gösterdi. Prof. Kılıç, “Zeminle yapılacak inceleme olmadan projeler yapılırsa, çürük binalar doğar” diyerek uyarıyordu. Burak, “Seyirci bile “çürük” demeyi unutmuş gibi” diye ekledi.

Türkiye’de 435 bin müteahhit var, Avrupa Birliği’nde ise sadece 25 bin. Bu fark, sektörde kalitenin birçoğunun “az maliyetle çok kar” prensibiyle yıkım riskini artırdığını gösteriyor. “İnsanlar pastayı paylaşmayı değil, para kazanmayı tercih ediyorlar” diye bağırdı Prof. Kılıç. NTV ekipleri, bu sırrı ortaya çıkarırken, halkın gözleri birbirine takıldı.

Şimdi, bu laboratuvar testleriyle çürük binaların gizli sırlarını çözmek mümkün mü? İnanılmaz bir çığır açılıyor. İşte bu sorunun cevabı, gelecekteki şehirlerin güvenliğini belirleyecek.

Kaynak: Orijinal Haber

Sinan Kaleli
Sinan Kaleli

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap