Bilim Kurulu üyelerinden “Büyük deprem mi geliyor?” sorusuna yanıt
İstanbul Adalar’da 18 Ağustos’tan bu yana 170’e yakın mikrodeprem meydana geldi, bu da vatandaşlarda panik yaratıyor. 5‑13 km derinliğindeki sarsıntılar, Adalar fayının yakın bölgelerinde yoğunlaşıyor, ama uzmanlar büyük depremin habercisi olup olmadığını netleştiremiyor.
AFAD’ın 304 deprem gözlem istasyonu ve 10 derin kuyu istasyonu sayesinde, bugün saat 15.00’te 170’i aşkın mikrodeprem kaydedildi. 10 derin kuyu istasyonu 300 metre derinlikte ölçüm yapıyor, bu sayede büyüklüğü 1’in altındaki depremleri bile görebiliyor. Bu hassas ölçüm sistemleri sayesinde, 3,2 büyüklüğüne kadar depremler de izlenebiliyor.
Prof. Dr. Hasan Sözbilir, “Depremlerin önemli bir bölümü Adalar fayına yakın noktada gerçekleşiyor” dedi. 3,2 büyüklüğün üstü depremlerin Adalar fayına yakın yerlerde yoğunlaştığını belirtti. 5‑13 km derinlikteki sarsıntılar farklı odak mekanizmalarıyla gerçekleşiyor; Sözbilir, “Büyük depremin habercisi olup olmadığını önceden ayırt edebilecek güvenilir yöntem yok” diye ekledi. 1999 Kocaeli‑Düzce depremlerinden beri mikrodeprem hareketliliği devam ediyor; Sözbilir, “Bu, gerilimi ve stresi azaltıyor” diye vurgu yaptı.
Prof. Dr. Şükrü Ersoy ise, Marmara Denizi’nde son günlerdeki sarsıntıların Adalar fayı üzerinde yoğunlaştığını söyledi. “Faylar dönemsel olarak küçük depremler üretebilir” dedi. Ersoy, sosyal medyada “büyük deprem habercisi” iddialarının spekülatif olduğunu belirtti. “Bir depremin öncü şok olduğuna dair spekülasyonlar, geriye dönük olarak anlaşılabilir” dedi. Yapıların dayanıklılığına vurgu yaparak, “Güçlü ve depreme dayanıklı yapılar varsa endişe edilecek bir durum kalmaz” diye bitirdi.
Prof. Dr. Bahadır Aktuğ, fay mekanizmasının literatürde farklı görüşler içerdiğini söyledi. Küçük ölçekli depremlerin fayın tamamı hakkında kesin bir sonuca ulaşmak için yeterli veri sağlamadığını belirtti. “Depremlerin fay doğrultusu boyunca dağılımını incelediğimizde zamanlı korelasyon göremiyoruz” diyerek, “Sonraki büyük depremi tetikleyecek bir örüntü yok” diye özetledi. Aktuğ, temelsiz iddiaların konut fiyatlarını etkileyebileceğini de hatırlattı.
Prof. Dr. Şerif Barış, Marmara Denizi Adalar fayı üzerindeki hareketliliği “geri plan depremselliği” olarak tanımladı. “Bunlar küçük parçaların kırılmasıdır” diyerek, “60‑70 depremin ardından büyük bir deprem gelmez” diye vurguladı. Barış, risk yönetiminin önemiyle birlikte, sivil toplum ve ailelerin acil durum planlarını hazırlamasını çağırdı.
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 18‑20 Ağustos arasında 0,7‑3,1 büyüklüğünde 117 depremin Adalar’ın güneyinde 20 km yarıçapında gerçekleştiğini rapor etti. İki gün içinde gerçekleşen depremlerin moment tensör çözümü yapıldı; bunların normal bileşenli oblik doğrultu atımlı odak mekanizmasına sahip olduğu bildirildi. “Mikrodeprem dizisi niteliğinde” açıklayan Kandilli, “Bölgedeki sismik aktivite 7/24 izleniyor” diyerek, faaliyetlerin düzenli izlenmesini belirtti.
Bütün bu veriler ışığında, ADALAR bölgede 170’e yakın mikrodepremin devam ettiği, bunun büyük bir depremin habercisi olup olmadığının bilimsel olarak henüz netleşmediği anlaşılıyor. Peki, bu sarsıntıların ardındaki gerçek, gelecekteki büyük depremin habercisi mi olacak, yoksa sadece tek tek depremlerin bir araya gelmesi mi?
Kaynak: Orijinal Haber

